|
Bursa'nın köklü, iyi tanınan ve başarılı bir ailesi Çelebiler...
Aile, dışarıdan bakıldığında adeta mükemmel. Onlar zengin...
Birbirlerine bağlı ve mutlular... Muhafazakar, haysiyetli
ve takdir edilen bir Bursalı aile...
Baba Asaf Çelebi'nin, yıllar evvel iki ilkel tezgahla kurduğu
tekstil atölyesi, günümüzde Türkiye'nin en gelişmiş tekstil
fabrikalarına dönüşmüş ve Amerika'ya, Avrupa'nın hatırı sayılır
firmalarına hatta iç pazara kumaş ve giyim üreten bir holding
halini almıştır. Tüm bunların arkasında, İstanbul Teknik Üniversitesi'ni
bitirir bitirmez, Bursa'ya baba ocağına dönen ailenin büyük
oğlu Galip Çelebi vardır. Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve
çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.
Çelebi ailesinin en büyük şansı olan Galip, Hanzade Birkol
ile evlenmiş ve evliliğinin üçüncü yılında bir de oğlu olmuştur:
Ömerasaf...
Galip ve kardeşi Akın Çelebi, hem iş dünyasında hem de çevrelerinde
hasetle ve takdirle bakılan iki varisidir bu imparatorluğun.
Anneleri Esmanur Hanım, Bursa eşrafının en güçlü kadınlarındandır,
Galip'in eşi Hanzade ise Bursa'nın en şanslı gelini... Galip
ile Hanzade arasında, yıllar evvel giderek büyüyen uyuşmazlık,
oğullarının doğumu ile sanki rafa kalkmıştır. Galip için prensipler
ve aile herşeyin önünde geldiğinden, Hanzade'nin hamile kalışıyla
evlilik kurumu devam etmiştir. Oğlu Ömer Asaf'a aşırı düşkün
olan Galip için, evlilikten ve aşktan bekledikleri, yerini,
aile babalığına ve iş hayatındaki başarı hedefine dönüşmüştür...
Herşeyin normal hatta mükemmel göründüğü bu ailenin içi aslında
bir Yanık Koza'dır. Galip Çelebi'nin ve tüm ailenin kaderi
bir anda, korkunç bir trajediyle allak bullak olur... Yani,
alınyazısı değişmez ve kader asla kendisi ile oyun oynanmasından
hoşlanmaz: 10 yıl evvel yaşanan ve Galip'ten saklanan büyük
sır, 2005 sonbaharında ortaya çıkar ve çözülmeler başlar.
O büyük aile; gerçek bir aile bile değildir aslında!!!
|